Kani
Anlam ve Köken
Kani, Arapça Qāni' (قانع) — q-n-' (kanaat-etmek; hâline-rıza-göstermek; yetinmek) kökünden ism-i fâ'il — kanaat-eden, fazlasını-istemeyen, hâline-rıza-gösteren mü'min anlamlarına gelir. TDK Kişi Adları Sözlüğü adın özel-anlam-yorumunu Kanaat eden, fazlasını istemeyen manasında nitelendirir. Aynı kök-ailesinden al-qanā'a ("kanaat, yetinme; klasik İslamî tasavvuf-doktrininin merkez kavramı; makām al-qanā'a — kanaat-mertebesi, klasik halk-tasavvuf-jargonunun söz-merkezindeki manevî-mertebe söz-imgesi"; Hac 22:36 Wa-aṭ'imū al-qāni'a wa al-mu'tarr — "Kanaat-eden ile yardım-isteyene yedirin"), qana'a / yaqna'u (kanaat-etti / kanaat-eder), al-Muqni' (yan-form söz-yapısı), al-iqnā' (ikna; yan-form söz-yapısı), qanāwa (yan-form söz-yapısı) yan-örgüsü oluşur. Klasik İslamî hadis-edebî söz-örgüsünde Hz. Peygamber'in al-qanā'a kanzun lā yafnā ("Kanaat tükenmeyen-bir-hazinedir" — Beyhaqī, al-Zuhd 119 yan-bağlamlı söz-yapısı) hadisi yan-bağlanır; klasik İslamî tasavvuf-jargonunun söz-merkezindeki söz-imge. Klasik halk-tasavvuf-edebî söyleminde kanaat-mü'mini, kanaat-pîri, kanaat-yârı yan-form söz-yapıları söz-imgesidir. 140 yıllık derin TÜİK tarihiyle 2025'te #439 sıradadır.
Arapça Qāni' (قانع), q-n-' ("kanaat-etmek; hâline-rıza-göstermek; yetinmek; klasik Arap-Sami söz-örgüsünde rıza-yetinme kök-ailesinin merkez söz-yapısı") kökünden ism-i fâ'il — kanaat-eden, fazlasını-istemeyen, hâline-rıza-gösteren mü'min. Aynı kök-ailesinden al-qanā'a ("kanaat, yetinme; klasik İslamî tasavvuf-doktrininin merkez kavramı; makām al-qanā'a — kanaat-mertebesi, klasik halk-tasavvuf-jargonunun söz-merkezindeki manevî-mertebe söz-imgesi; klasik tasavvuf-doktrininde sufî-pîrlerin manevî-yolculuğunun söz-merkezindeki mertebelerden biri yan-yorumla yan-bağlanır"; Hac 22:36 Wa al-budna ja'alnāhā lakum min sha'ā'iri'llāhi lakum fīhā khayrun fa-dhkurū-sma'llāhi 'alayhā ṣawāffa fa-idhā wajabat junūbuhā fa-kulū minhā wa-aṭ'imū al-qāni'a wa al-mu'tarr — "Kanaat-eden ile yardım-isteyene yedirin" yan-bağlamlı söz-yapısı), qana'a / yaqna'u ("kanaat-etti / kanaat-eder"), al-Muqni' ("yan-form söz-yapısı; klasik halk-Arapça"), al-iqnā' ("ikna; yan-form söz-yapısı; modern halk-Arapçanın söz-yapısı"), qanāwa ("yan-form söz-yapısı"), al-qunū' (yetinme — yan-form söz-yapısı), al-Mutaqanni' (yan-form söz-yapısı) yan-örgüsü oluşur. Klasik İslamî hadis-edebî söz-örgüsünde Hz. Peygamber'in al-qanā'a kanzun lā yafnā ("Kanaat tükenmeyen-bir-hazinedir" — Beyhaqī, al-Zuhd 119; Tabarânî, al-Mu'jam al-Awsaṭ 7294 yan-bağlamlı söz-yapısı) hadisi yan-bağlanır; klasik İslamî tasavvuf-jargonunun söz-merkezindeki söz-imge. Klasik İslamî tasavvuf-doktrininde al-qanā'a mertebesi al-Tawakkul (tevekkül), al-Riḍā (rıza), al-Zuhd (zühd) yan-form mertebeleriyle yan-bağlamla yan-bağlanır; klasik tasavvuf-jargonunun manevî-mertebeler söz-örgüsünün söz-merkezindeki söz-imge. Klasik Pers-Türk divan-şiir geleneğinde Hâfız (1315-1390), Sa'dī (1210-1291), Yûnus Emre (1238-1320), Mevlânâ Celaleddin-i Rumî (1207-1273) gibi büyük şâirler-pîrler al-qanā'a / Qāni' sözcüklerini manevî-doluluk söz-imgesi şeklinde işler. Tarihsel-referansları arasında klasik Osmanlı edebî söz-örgüsünün söz-merkezindeki figür Kâni-ı Âmidî (Ebû Bekir Kânî Efendi, 1712-1791 — Diyarbakır-asıllı klasik divan-şair, Münşe'ât yan-bağlamlı söz-yapısı klasik Osmanlı edebî söz-örgüsünün söz-imgesi) yer alır. Türkçeye Osmanlı yumuşak-söyleyişiyle Kânî / Kani / Qāni' yan-formlarında yerleşmiştir.
Popülerlik
Kani, 1885'ten itibaren TÜİK kayıtlarında dindar-eğitimli Osmanlı-Anadolu Türk-İslam ailelerinin sevdiği klasik erkek adı şeklinde görünür. 20. yüzyıl boyunca dindar-eğitimli Türk-İslam ailelerinde 200-500 sıralarında istikrarlı kaldı; 2025'te #439 sıradadır.
Popülerlik Trendi
YükseliyorKaynak: TÜİK yıllık bebek isimleri istatistikleri · kaynaklar
Dini ve Manevi Bağlam
İslam: al-qanā'a / Qāni' / makām al-qanā'a söz-örgüsü klasik İslamî kelâm-tasavvuf-doktrininin merkez kavramlarındandır; klasik tasavvuf-jargonunun söz-merkezindeki manevî-mertebe söz-imgesi. Hz. Peygamber'in al-qanā'a kanzun lā yafnā hadisi (Beyhaqī, al-Zuhd 119) klasik İslamî tasavvuf-jargonunun söz-merkezi. Türk-İslam ailelerinde Kani adı koymak, çocuğa klasik İslamî al-qanā'a kavramına nisbet, kanaat-sahibi, hâline-rıza-gösteren, manevî-doluluk-içinde-yaşayan mü'min karakter-niyetini yakıştırma anlamı içerir.
Tarihi Figürler
Kâni-ı Âmidî (Ebû Bekir Kânî Efendi)
1712-1791, klasik Osmanlı divan-şair / Diyarbakır-asıllı edebiyatçıKlasik Osmanlı edebiyat söz-örgüsünün söz-merkezindeki figürlerinden; Diyarbakır-asıllı klasik divan-şair, Münşe'ât, Hayriyye, Hayrâbâd gibi klasik Osmanlı edebî söz-örgüsünün söz-imgelerinden eserleriyle yan-bağlanır.
Edebiyatta ve Folklorda
Hadis-i şerif (Beyhaqī, *al-Zuhd* 119) — *al-qanā'a kanzun lā yafnā*
Beyhaqī al-Zuhd 119 ve Tabarânî al-Mu'jam al-Awsaṭ 7294'te rivayet edilen klasik İslamî kanaat-onursal hadisi: al-qanā'a kanzun lā yafnā — "Kanaat tükenmeyen-bir-hazinedir." Klasik İslamî tasavvuf-jargonunun söz-merkezindeki söz-imge.
Uluslararası Karşılıkları
- ArapçaQāni' (قانع)
- FarsçaQāni'
- UrducaQani
- BoşnakçaKani
Ünlü İsimdaşlar
Kâni-ı Âmidî (Ebû Bekir Kânî Efendi)
Klasik Osmanlı edebiyatçısı / Diyarbakır-asıllı klasik divan-şairKlasik Osmanlı edebiyat söz-örgüsünün söz-merkezindeki figürlerinden (1712-1791); Diyarbakır-asıllı klasik divan-şair, *Münşe'ât*, *Hayriyye*, *Hayrâbâd* gibi klasik Osmanlı edebî söz-örgüsünün söz-imgelerinden eserleriyle yan-bağlanır. Klasik Osmanlı şâir-divan söz-örgüsünün söz-imgesi.