Sariye

KızArapçaGeleneksel

Anlam ve Köken

Sariye, Arapça sāriya (سارية) — s-r-y (gece-yolculuk-yapmak; manevî-yolculuk-yapmak; gece-içinde-yürümek) kökünün etken sıfat-fiil dişil formu — gece-yolcusu, manevî-yolculuk-içinde olan kadın anlamına gelir. Eril karşılığı sārī (gece-yolcusu). Aynı kökten al-isrā' (Hz. Peygamber'in Mîrâç-Mekke'den-Kudüs'e gece-yolculuğu, İsrâ Suresi 17'nin adı), al-sirāya (gece-yolculuk), al-mustarā (gece-konaklayan), Yā Sāriyatu al-jabal! (Hz. Ömer'in Hz. Sāriya ibn Zünaym'a Friday hutbesi sırasında dağa-pusu uyarısı yapan ünlü mu'jizât-anlatısı) türetilmiştir. Klasik İslamî tasavvuf-jargonunda sirāya (manevî-yolculuk) Sufi-pedagojisinin temel-disiplinlerindendir. Türk-İslam dindar Anadolu ailelerinin sevdiği klasik kız adıdır; 169 yıllık TÜİK derinliğiyle 2024'te #423 sıradadır.

Arapça sāriya (سارية), s-r-y ("gece-yolculuk-yapmak; manevî-yolculuk-yapmak; gece-içinde-yürümek") kökünün etken sıfat-fiil dişil formudur — gece-yolcusu, manevî-yolculuk-içinde olan kadın. Eril karşılığı sārī. Aynı kök-ailesinden al-isrā' (gece-yolculuk; Hz. Peygamber'in Mekke'den-Kudüs'e Mîrâç-yolculuğu — Sūrat al-Isrā' / İsrâ Suresi 17:1 Subḥāna lladhī asrā bi-'abdihi laylan), al-sirāya (gece-yolculuk), al-asrā (yola-çıkardı), al-musrīn (gece-yolcular). Klasik İslamî mu'jizât-anlatısında Hz. Sāriya ibn Zünaym el-Kinanî (Hz. Ömer döneminde 644-civarı Nihâvend-Pers cephesinde komutan) ile ilgili meşhur bir kerâmet-anlatısı vardır: Hz. Ömer Medine'de Cuma hutbesini verirken aniden hutbeyi-keserek "Yā Sāriyatu al-jabal! Yā Sāriyatu al-jabal!" ("Ey Sâriya, dağa! Ey Sâriya, dağa!") diye seslendi; daha sonra anlaşıldı ki Hz. Sāriya o anda Pers-cephesinde dağ-eteği-pususuyla karşılaşmaktaydı, Hz. Ömer'in seslenişinin manevî-uzaktan-bildirimi olarak güçlendi ve düşman-pusudan kurtuldu. Bu Yā Sāriyatu al-jabal! anlatısı klasik İslamî kerâmet-tasavvuf geleneğinin merkez örneklerinden biridir. Türkçeye Osmanlı dini-edebî yoluyla Sāriya / Sariye yerleşmiştir; eril figürün-adı olarak doğmasına rağmen Türkçede genellikle kız adı olarak kullanılır. Aynı kökten al-isrā' (Hz. Peygamber'in Mîrâç-yolculuğu, 27 Recep) klasik İslamî manevî-coğrafya-anlatısının kalıcı bir parçasıdır.

Popülerlik

Sariye, 1856'dan itibaren TÜİK kayıtlarında dindar Anadolu ailelerinin sevdiği klasik kız adı olarak görünür. 20. yüzyıl boyunca dindar Türk-İslam ailelerinde 200-500 sıralarında istikrarlı kaldı; 2024'te #423 sıradadır.

Popülerlik Trendi

Yükseliyor
1.312.622.18521875190019251950197520002024Sıralama

Kaynak: TÜİK yıllık bebek isimleri istatistikleri · kaynaklar

Dini ve Manevi Bağlam

İslam: al-Sāriya / al-isrā' / al-sirāya İslamî manevî-yolculuk geleneğinin merkez kavramlarındandır. Hz. Peygamber'in Mîrâç-yolculuğu (al-isrā') ve Hz. Sāriya'nın Yā Sāriyatu al-jabal! kerâmet-anlatısı klasik İslamî manevî-coğrafya-edebiyatının kalıcı parçalarıdır. Türk-İslam ailelerinde Sariye adı koymak, kız çocuğa manevî-yolculuk-içinde, basîret-sahibi mü'mine karakter-niyetini yakıştırma anlamı taşır.

Tarihi Figürler

Hz. Sāriya ibn Zünaym el-Kinanî

yaklaşık 600-670, Medine / Nihâvend

Hz. Ömer dönemi (634-644) Müslüman komutanlarından; Pers-cephesinde Nihâvend Savaşı (642) ve sonrası seferlerde görev aldı. Klasik İslamî kerâmet-tasavvuf geleneğinin meşhur Yā Sāriyatu al-jabal! (Ey Sâriya, dağa!) anlatısının kahramanı olarak yer alır: Hz. Ömer'in Medine'den Pers-cephesindeki Hz. Sāriya'yı dağ-pususu-uyarısıyla manevî-uzaktan-bildirimi.

Edebiyatta ve Folklorda

Klasik İslamî kerâmet-tasavvuf edebiyatı — *Yā Sāriyatu al-jabal!*

Hz. Ömer'in Medine-Cuma hutbesinde Pers-cephesindeki Hz. Sāriya'yı manevî-uzaktan uyarması anlatısı klasik İslamî kerâmet-edebiyatının merkez örneklerindendir. Yā Sāriyatu al-jabal! (Ey Sâriya, dağa!) ifadesi klasik tasavvuf-jargonunda manevî-uzak-iletişim, kerâmet, basîret-kazanma kavramlarının zeminidir.

Uluslararası Karşılıkları

  • ArapçaSāriya (سارية)
  • FarsçaSāriye
  • UrducaSaria
  • BoşnakçaSarija

Benzer İsimler

Tümünü Gör →

Sıkça Sorulan Sorular

Daha Fazla Keşfet