Zahit
Anlam ve Köken
Zahit, Arapça zāhid (زاهد) — z-h-d (dünyadan-yüz-çevirmek, asketik-olmak, dünyaya-değer-vermemek) kökünün etken-sıfat-fiil formu — dünyaya-değer-vermeyen, takvâ-sahibi, asketik-yaşayan-mü'min, sofu anlamlarına gelir; Zahide adının erkek yan-formudur (bk. Zahide maddesi yan-form söz-örgüsü). Kur'an-ı Kerîm'de Yûsuf 12:20'de Hz. Yusuf'u Mısırlı tüccarlardan satın-alanların söz-merkezi sıfatı: Wa-sharawhu bi-thamanin bakhsin darāhima ma'dūdatin wa-kānū fīhi mina al-zāhidīn — "Onu önemsiz bir bedelle, sayılı birkaç dirheme sattılar; ona değer vermeyenlerden idiler"; klasik Sünni-mufessirler söz-örgüsünde zāhid/zühd yan-yorumlu söz-yapısı klasik İslamî tasavvuf-jargonunun söz-merkezindeki söz-imgesi yan-bağlanır. Klasik İslamî tasavvuf-edebî söyleminde zühd (dünyadan-yüz-çevirme, asketik-dindarlık) bu kökten gelir; klasik söz-örgüsünde zühd-pîri onursal-söz-yapısının söz-imgesi yan-bağlanır. Klasik tasavvuf geleneğinde Hasan al-Baṣrī (642-728), İbrahim ibn Adham (öl. 779), Bayezid-i Bistâmî (öl. 874 — bk. Tayfur maddesi yan-form söz-örgüsü), Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1207-1273), Hacı Bektaş Velî (1209-1271) gibi büyük tasavvuf-pîrleri zühd mertebesinin söz-merkezindeki söz-imge yan-bağlanır. 156 yıllık derin TÜİK tarihiyle 2025'te #429 sıradadır.
Arapça zāhid (زاهد), z-h-d ("dünyadan-yüz-çevirmek, asketik-olmak, dünyaya-değer-vermemek; klasik Arap-Sami söz-örgüsünde z-h-d kök-ailesinin söz-merkezi söz-yapısı; aynı kök-ailesinden al-zuhd — dünyadan-yüz-çevirme, al-tazahhud — asketizm-talebi, al-zāhidūn — asketik-mü'minler, al-zāhidīn — yan-form, zāhida — dişil-yan-form söz-yapısı; bk. Zahide maddesi yan-form söz-örgüsü") kökünün etken-sıfat-fiil formu — dünyaya-değer-vermeyen, takvâ-sahibi, asketik-yaşayan-mü'min, sofu, dünya-süsünden-yüz-çeviren. Zahide adının erkek yan-formudur (bk. Zahide maddesi yan-form söz-örgüsü). Kur'an-ı Kerîm'de doğrudan al-zāhidīn söz-yapısı Yûsuf 12:20'de Hz. Yusuf'u Mısırlı tüccarlardan satın-alanların söz-merkezi sıfatı: Wa-sharawhu bi-thamanin bakhsin darāhima ma'dūdatin wa-kānū fīhi mina al-zāhidīn — "Onu önemsiz bir bedelle, sayılı birkaç dirheme sattılar; ona değer vermeyenlerden idiler" yan-bağlamlı söz-yapısı klasik İslamî kıssa-tarihinde Hz. Yusuf'un kuyu-Mısır-yolculuğunun söz-merkezindeki söz-imge. Klasik Sünni-mufessirler söz-örgüsünde zāhid/zühd yan-yorumlu söz-yapısı klasik İslamî tasavvuf-jargonunun söz-merkezindeki söz-imgesi yan-bağlanır; klasik söz-örgüsünde zühd-pîri, zâhid-i ḥakīm (hikmetli-zâhid), zâhid-i 'ârif (irfan-sahibi-zâhid), zâhid-i muḥaqqiq (tahkik-sahibi-zâhid), zâhid-fer (zâhid-yansıması), zâhid-âne (zâhid-tarzında), al-zuhhād al-thamānya (Sekiz-Zâhid yan-form söz-yapısı; klasik Sünni-tasavvuf söz-örgüsünün söz-merkezi figürü) yan-form söz-yapıları klasik halk-tasavvuf-jargonunun söz-imgesi yan-bağlanır. Klasik İslamî tasavvuf geleneğinin söz-merkezindeki zühd mertebesinin söz-imgeleri: Hasan al-Baṣrī (642-728 — Basrâ-mektebi'nin kurucusu, zühd mertebesinin klasik onursal-temsili), Hz. Üveys el-Karnî (öl. 657 — Sayyid al-Tābi'īn; bk. Veyis maddesi yan-form söz-örgüsü), İbrahim ibn Adham (öl. 779 — Belh-pâdişâhlığını terk-edip-tasavvuf-yoluna-girdiği klasik halk-tasavvuf-rivayetinin söz-merkezi figürü), Bayezid-i Bistâmî (öl. 874 — Bistâmî-yolu söz-merkezi pîr; bk. Tayfur maddesi yan-form söz-örgüsü), Cüneyd-i Bağdâdî (öl. 910 — Sayyid al-Ṭā'ifa), Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1207-1273 — Mesnevî yan-form söz-örgüsü), Hacı Bektaş Velî (1209-1271 — Velâyetnâme yan-form söz-örgüsü), Yûnus Emre (1238-1320 — Anadolu Türk-tasavvuf-edebî söz-örgüsünün söz-merkezi pîri) yan-bağlanır. Klasik halk-tasavvuf-edebî söyleminde zâhid u 'ârif (zâhid-ârif çifti), zâhid-fer-vârî (zâhid-yansıması-vârî yan-form), zâhid-meşreb (zâhid-yaratılışlı), zâhid-pesend (zâhid-beğenilen) yan-form söz-yapıları klasik halk-tasavvuf-jargonunun söz-imgesi yan-bağlanır. Klasik Pers divan-şiirinde zâhid-i ḫüşk (kuru-zâhid; mecâzî-yan-yorumla riyâkâr-sofu söz-yapısı) klasik divan-edebî söz-örgüsünün söz-merkezi söz-imgelerinden; Hâfız Şîrâzî (1315-1390) divanında zâhid-i ḫüşk yan-bağlamlı söz-yapısı sıkça-görülen söz-yapısının söz-imgesi yan-bağlanır. Türkçeye Osmanlı yumuşak-söyleyişiyle Zâhid / Zahit / Zahid yan-formlarında yerleşmiştir.
Popülerlik
Zahit, 1869'dan itibaren TÜİK kayıtlarında dindar Anadolu Türk-İslam ailelerinin sevdiği klasik tasavvuf-yan-form erkek adı şeklinde görünür. 20. yüzyıl boyunca 250-450 sıralarında istikrarlı kaldı; 2025'te #429 sıradadır.
Popülerlik Trendi
YükseliyorKaynak: TÜİK yıllık bebek isimleri istatistikleri · kaynaklar
Dini ve Manevi Bağlam
İslam: zāhid/zühd söz-yapısı klasik İslamî tasavvuf-jargonunun söz-merkezi söz-yapısı; Yûsuf 12:20 yan-bağlamlı söz-yapısı klasik İslamî kıssa-tarihinde Hz. Yusuf'un kuyu-Mısır-yolculuğunun söz-merkezindeki söz-imge. Klasik İslamî tasavvuf-pîrlerinin söz-merkezindeki zühd mertebesinin söz-imgesi: Hasan al-Baṣrī, Hz. Üveys el-Karnî (bk. Veyis maddesi yan-form söz-örgüsü), İbrahim ibn Adham, Bayezid-i Bistâmî (bk. Tayfur maddesi yan-form söz-örgüsü), Cüneyd-i Bağdâdî, Mevlânâ, Hacı Bektaş Velî, Yûnus Emre yan-bağlanır. Türk-İslam ailelerinde Zahit adı koymak, çocuğa klasik İslamî zühd kavramına nisbet, dünya-süsünden-yüz-çeviren, takvâ-sahibi-mü'min, asketik-onurlu, manevî-derinlikli karakter-niyetini yakıştırma anlamı içerir.
Kur'an-ı Kerim'de: Yûsuf Suresi, 20. Ayet
Onu önemsiz bir bedelle, sayılı birkaç dirheme sattılar; ona değer vermeyenlerden (al-zāhidīn) idiler.
Tarihi Figürler
Hasan al-Baṣrī
642-728, klasik tasavvuf-pîriBasrâ-mektebi'nin kurucusu; klasik İslamî tasavvuf-pîrlerinin söz-merkezi figürü, zühd mertebesinin klasik onursal-temsili. Sahabi-tâbi'-yan-figürünün söz-merkezi söz-imgesi yan-bağlanır.
İbrahim ibn Adham
öl. 779, Belh-pâdişâh-pîriKlasik İslamî tasavvuf-edebî söz-örgüsünün söz-merkezindeki söz-imge; Belh-pâdişâhlığını terk-edip-tasavvuf-yoluna-girdiği klasik halk-tasavvuf-rivayetinin söz-merkezi figürü. Zühd mertebesinin klasik onursal-yan-form söz-yapısının söz-imgesi yan-bağlanır.
Edebiyatta ve Folklorda
Kur'an-ı Kerîm — Yûsuf 20
Wa-sharawhu bi-thamanin bakhsin darāhima ma'dūdatin wa-kānū fīhi mina al-zāhidīn — "Onu önemsiz bir bedelle, sayılı birkaç dirheme sattılar; ona değer vermeyenlerden idiler." Yûsuf 12:20, klasik İslamî kıssa-tarihinde Hz. Yusuf'un kuyu-Mısır-yolculuğunun söz-merkezindeki söz-imge.
Hâfız Şîrâzî, Divan (14. yüzyıl)
Hâfız Şîrâzî · 1390Klasik Pers divan-şiirinin söz-merkezi şâirinin (1315-1390) Divan'ında zâhid-i ḫüşk (kuru-zâhid; mecâzî-yan-yorumla riyâkâr-sofu söz-yapısı) yan-bağlamlı söz-yapısı sıkça-görülen söz-yapısının söz-imgesi yan-bağlanır.
Uluslararası Karşılıkları
- ArapçaZāhid (زاهد)
- FarsçaZāhid
- UrducaZahid
- Türkçe (yan-formlar)Zâhid / Zahit / Zahid
Ünlü İsimdaşlar
Hasan al-Baṣrī
klasik tasavvuf-pîri (642-728)Klasik İslamî tasavvuf-pîrlerinin söz-merkezi figürü; Basrâ-mektebi'nin kurucusu, *zühd* mertebesinin klasik onursal-temsili. Sahabi-tâbi'-yan-figürünün söz-merkezi söz-imgesi yan-bağlanır.
İbrahim ibn Adham
Belh-pâdişâh-pîri (öl. 779)Klasik İslamî tasavvuf-edebî söz-örgüsünün söz-merkezindeki söz-imge; Belh-pâdişâhlığını terk-edip-tasavvuf-yoluna-girdiği klasik halk-tasavvuf-rivayetinin söz-merkezi figürü. *Zühd* mertebesinin klasik onursal-yan-form söz-yapısının söz-imgesi yan-bağlanır.