Afife
Afife İsminin Anlamı ve Kökeni
Afife, Arapça Afife "iffetli, namuslu, ahlaklı" anlamlarına gelen klasik bir kız adıdır. Bu adın tarihteki büyük taşıyıcısı Afife Jale'dir (1902-1941) — Türk tiyatro tarihinin ilk Müslüman kadın sahne oyuncusu, sahneye çıktığı için ailesi tarafından reddedilen ve İstanbul Erkek Tiyatrosu'nun ilk kadın üyesi olan tarihi figür.
Aynı kök ailesinden el-iffa (iffet, ahlaki paklık), el-istifaf (iffetli olma, kendini sakınma), el-Afif (eril; iffetli erkek), et-taaffuf (iffeti koruma) sözcükleri türer. Klasik İslami ahlak düşüncesinde iffet kadın faziletlerinin başında sayılan temel erdemlerden biridir.
Popülerlik
Afife, 1850'den itibaren TÜİK kayıtlarında dindar Anadolu ailelerinin sevdiği klasik kız adı şeklinde görünür. 20. yüzyıl boyunca Türk-İslami ailelernde 200-500 sıralarında istikrarlı kaldı; 2025'te #401 sıradadır.
Popülerlik Trendi
YükseliyorKaynak: TÜİK yıllık bebek isimleri istatistikleri · kaynaklar
Dini ve Manevi Bağlam
İslam: el-iffa (iffet, ahlaki paklık) Kur'an'da Nur 24:33 ve'l-yastafif (iffetli olsun) ve Bakara 2:273 yahsibuhumu'l-jahilu agniya mina't-taaffuf (Bilmeyen, iffetlerinden dolayı onları zengin sanır) ayetlerinde geçer; iffetin Kur'ani anahtar kavramıdir. Klasik İslami ahlak geleneğinde el-iffa dört temel erdemden biri olarak Aristotelesçi ölçülülük (sophrosyne) kavramının anahtar kavramıdir.
Kur'an-ı Kerim'de: Bakara Suresi, 273. Ayet
Bilmeyen onları iffetlerinden dolayı zengin sanır; sen onları yüzlerinden tanırsın.
Edebiyatta ve Folklorda
Kur'an-ı Kerim — Bakara 273 (aghniya'a min et-ta'affuf)
Yahsabuhumu el-cahilu aghniya'a min et-ta'affuf — "Bilmeyen onları iffetlerinden dolayı zengin sanır." Bakara 2:273, et-ta'affuf sözcüğünün Kur'ani kullanımının merkez metnidir; klasik İslami el-fakr el-muta'affif (iffetli fakr) söyleminin temel ayeti, Afife adının doğrudan Kur'ani kök bağıdır.
Uluslararası Karşılıkları
- Arapça'Afīfa
- Farsça'Afīfa
- UrducaAfifa / Afeefa
- BoşnakçaAfifa
Ünlü İsimdaşlar
Afife Jale
Modern Türk tiyatrosunun ilk Müslüman kadın oyuncusu (1902-1941); 1920'de Darülbedayi'de sahneye çıkan ilk-Müslüman-Türk-kadın-oyuncusu olarak klasik Türk tiyatro tarih hafızasının kurucu figürlerindendir.