Asil karakterini taşıyan kız ve erkek bebek isimleri. Asil hissiyatını yansıtan isimler ve anlamları.
Yiğit, cesur, yürekli kimse
Yüksek, yüce; göğe doğru yükselen
Yaprakları güzel kokulu, dört mevsim yeşil ağaç
Gök (sema) ve tuğ (sancak, hükümdar alameti) birleşiminden, gökyüzünün sancağı
Güzel, gösterişli kimse
Hükümdar olan Mete
Allah artırsın, eklesin; Tanrı'nın ihsan ettiği
Değerli taşlar, mücevherler
Cömertlik, soyluluk, lütuf
Beyler, hükümdarlar; mirler
Orhun Yazıtlarında geçen ana-tanrıça; çocukları ve yavruları korur
Doğu, gündoğusu yönü; Asya kıtası
Tanrı'nın yemin ettiği
Yaşama, yaşayış, hayat, canlılık
Kendisininmiş gibi sahip çıkılan, bulunmuş mal
Arap alfabesinin ilk harfi
Yükselme, çıkma
Aslan; cesaret ve liderliğin simgesi, kralın hayvanı
Zümrüt, değerli yeşil taş; güzel ve değerli anlamında modern bir kız ismi
Dört ana yönden biri; güneyin karşıtı, şimal
Yiğit ve ermiş; cesur ve bilge erkek savaşçı
Ay gibi ışık saçan bey
Daha uğurlu, daha bereketli
Güçlü, yürekli, kahraman, alp
Peygamber İsa’nın annesi
Uzun boylu, kalın dallı, uzun ömürlü bir ağaç
Seçilmiş, seçkin
Yüce, ulu, yüksek
Bir tür böcek kozasından elde edilen değerli kumaş
Aslan, güçlü adam
Övülmeye layık, övülmüş
Yiğit, sözünün eri, dürüst
Dünya, evren, kainat
Övülmüş, övgüye değer; Muhammet'in Türkçe söylenişi
Buyruk, komut
Övülmüş, övgüye değer; Hz. Peygamber'in adı
El değmemiş bakire kız
Güzel hediye, ihsan
Hanların hanı, hükümdar, büyük hakan
Yüzü pek beyaz ve parlak olan; nurlu
İnananların, halkların babası
Kahraman, yürekli
Övünç, iftihar
Büyük Türk-Hun İmparatoru. (M.Ö. 209-174)
Bey-hükümdar; emir + han bileşimi
Varan, ulaşan
Kraliçe, hanım hükümdar
Hükümdar veya kumandan asası
Tepe, en yüksek yer, uç, zirve
Hünerli, becerikli, elinden iş gelen kimse
Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse
Nişan, rütbe
Vezir, danışman; Hz. Süleyman'ın veziri
Dostluk, yakınlık, sevgiyle bağlılık (Arapça anas-kökü)
Kadın; Kur'an'da Nisâ Suresi
Küçük sevgili
Güzel, iyi, hayırlı
Yiğit, kahraman, cesur, bahadır kimse
Rahat ve huzur içinde yaşayan
İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren her şey
Büyük bir kimseden gelen iyilik, ihsan
Hira dağının nuru, ışığı
Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse
Batı Anadolu köy yiğidi
Tanrı’nın kulu
Çocuğunu sütten kesen kadın
Erginlik, olgunluk
Dinî inançlara göre ilk yaratılan insan ve ilk peygamber
Tanrı'yı işiten
Şarap, içki
Erken doğan kız çocuğu
Hanların hanı, hükümdar
Tanrı ile insan arasında aracılık yapan nurdan manevi varlık
Sağlam, kusursuz, doğru
Tuna nehri; çok, bol, gür
Üstün gelen, gücü yeten, galip olan hükümdar
İslamlıktan önce Orta Asya da yaşamış bir Türk ulusu
Kutlu, uğurlu ay
Adlar, isimler
Namuslu, temiz kadın
Yer kabuğunun canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü
Barışma işi
Volga Nehri'ne Türklerin verdiği isim
Hz. Muhammed'in Miraç Gecesi'nde bindiği kutsal binek
Yavru at, tay
Yiğit, kahraman erkek
Övme, övüş
Sadık, samimi, dost
Dördüncü; Rabia-i Adeviye'nin adı
İnanılır, güvenilir
Genç tarla kuşu; Osmanlı hanedanının kurucusu
Koyu renkli, kolay işlenen, dayanıklı, kullanılış yerleri çok maden
Doğru, dürüst ve yiğit; Osmanlı hanedanının kurucusu
Elverişli, iyi, uygun, yakışır
Erkek keklik
İstek, dilek, arzu
Temiz, arı, saf
"Tanrı lütufkârdır" anlamında bir söz
Kadınların nuru, ışığı
Âşık, tutkun
Fetheden, zafer kazanan
Naz yapan, kendini ağıra satan, işveli, edalı
Su gibi ıslatan
Parlayan, ışıltılı; Hz. Harun peygamber
Davranış, tavır
Bir şeyin içindeki öz, cevher
En büyük, çok büyük; yücelik ifade eden ululuk sıfatı
Kur'an-ı Kerim'in 36. suresinin adı; "Ey insan" anlamında hitap harfleri
İyilik, doğruluk, yiğitlik gibi olumlu ahlaki nitelikler
Huzur, sükûn
Görkemli, gösterişli hükümdar
Allah’ın yarlıgaması, mağfireti
Kuvvetli, güçlü, kudret sahibi
Çakıl taşı
İyi, güzel
Övülmüş, övülmeye değer
Arabi ayların dokuzuncusu, oruç tutulan ay
Güçlü, kuvvetli hükümdar
Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan etçil memeli hayvan
Kudretli ve güçlü olan Tanrı'nın kulu
Dolunay gibi güzel olan hükümdar
Cennette bir havuzun adı
Savaşçı kralın adı; ünlü Hun hükümdarı Attila
Peçenek kraliçesi; M.Ö. 530'da Pers Kralı II. Keyhusrev'i yenilgiye uğrattı
Bir şeyin kendisi
Kadın hükümdar
Güzel, şirin, sevimli
Ulu ırmak; Dicle nehri
Hükümdar olan ata
Kutsal kitaplarda adı geçen, yağmurlara hükmeden İsrail Peygamberi
Gösteriş, heybet
Hükümdarlar hükümdarı; Türk-Moğol unvanı
Altından yapılmış
Vaat edilmiş ülke
Rahmet sahibi olan Tanrı'nın kulu
Çok kıymetli,değerli
Hun İmparatoru Mete´nin babası
Demir; sertleşmiş güç
Parlak, ışıldayan, güzel kadın; Hz. Yusuf kıssasında Mısırlı vezirin eşi
Kutsal kitaplara göre yaratılan ilk kadın
Han soyundan gelen
Kendi kendine karar verme, davranma, hareket etme gücü olan
Düşman topraklarına toplu yapılan baskın; saldırı dalgası
Şeref, saygınlık
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
Padişah, hükümdar
Ermiş, eren
Cennette bulunan büyük ve gölgesi bol ağaç; iyilik, güzellik
Hanım, hanımefendi
Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni kimse
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri
İbadet eden, ibadetle uğraşan kişi
Taş, kaya; Hz. İbrahim'in eşi
Sağlam, gürbüz, güçlü delikanlı
Gökyüzü, gök kubbe; tasavvuf danışı
Cömert, eli açık; soylu, değerli
Cömert, eli açık
Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey
Tek, eşsiz, benzersiz
Han soyundan gelen, soylu
Temiz, pak
Temel düşünce, temel kanı
Aydınlık, ışık, parıltı
Küçük tuğ; hükümdar alameti
Eşi benzeri olmayan, tek, eşsiz, üstün
Yuvarlak, dolgun yüzlü
Çok yüksek, ulu
İyilik getirdiğine inanılan belirti veya nesne; talih
Doğudan gelen; doğu insanı
Şehrin yöneticisi, hâkimi
Dinine bağlı kimse
Sabah yıldızı; yolcu
Güzellik, iyilik, hoşluk
Manevi koruma, üfleyerek edilen dua; Hz. Muhammed'in kızının adı
Çok sevilen, beğenilen, nitelikli, üstün tutulan
Eski Türklerde gök Tanrısı
Yırtıcı bir kuş
Gök varlıklarının tümü, kâinat
Asil bir soydan gelen kimse
Gösterişli, heybetli
Başka, farklı, özgün
Sabahları erken kalkmayı alışkanlık edinen kimse
Sürekli, sonsuz, ebedî
Birini çağırma, davet
Üstünlük, zafer
Kale, istihkâm
Bir yere yerleşip ikamet eden, mukim
Sevgili, aziz
Yalnız başına kalmayı seven, tek başına yaşayan dervişlere verilen ad
Kraliçe, hanımlar hanımı
Türk hükümdar unvanı; kağana bağlı devlet başkanı
Askerin başı, kumandan, komutan
Çok içten, sevilen, sevimli kimse
Haklıyı haksızdan ayıran, adaletli
Çelik, sertleşmiş demir
Güzel; Cemil'in dişil hâli
Doğruluk, hatasızlık
Boylu boslu yakışıklı kimse
Yiğit, alp
Razı olma, hoşnutluk, memnuniyet
İyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık
Yüz güzelliği, güzellik
Ay hükümdarı; ay + han bileşimi
Gül padişahı, güllerin sultanı
Öz, asıl, cevher
Yiğit, canlı, cesur kimse
Yücelik, ululuk, değer
İslam dinine sımsıkı bağlı kişi
Meyvesi hoş kokulu, kerestesi güzel bir kiraz türü
Övülmeye değer
Ayıran, bölen, taksim eden
Ulusal veya dinsel bakımdan önemi olan, kutlanan gün
Güzel, hoş görünüşlü
Doğa ve coğrafya esintili, sınır nehrine adanmış isim
Din uğruna savaşan, uğraşan, savaşçı
Hükümdar, şah
Gerçekten dost olan, candan
Şerefli, kutsal
Turancılığın amaçladığı tüm Türklerin birleşik ülkesi
Katkısız, duru, arı
Cennet kızı
Yiğit, erkek soydan gelen kimse
Çok onurlu, çok şerefli kimse
Çocuğunu sütten kesen kadın; Hz. Muhammed'in kızı Fatma'nın yöresel söylenişi
Kanıt, delil, ispat
Yüce, ulu dost
İyilik etme, iyilik
Kutsal, özel, has, biricik
Büyücü, perileri davet eden
Değer, kıymet, onurla ilgili
Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş
Doğa, huy, yaradılış
Ok gibi güçlü olan eşsiz kimse
Baş kağan, baş hükümdar
Doğruluktan ayrılmayan kimse
Gök, gökyüzü
Yiğit hükümdar
İyilik bilen
Çocuk, evlat
Savaşçıların başlarına giydikleri demir başlık
Güçlü, yılmaz, gözü pek kimse
Güzel, şirin, hoş
Yiğit ol, doğru ol
Hükümdar, imparator
Değerli, yüce bir biçimde bir araya getirilmiş olan
Kabul olunmuş, alınmış
İyice hatırla; berk + an
Biricik, eşsiz gül
İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri
Masumluk, günahsızlık, temizlik
Kutsal, mübarek
Amaca ulaşma, başarma
Hayır ve iyilikle ilgili, uğurlu ve kutlu
Bir topluluğa başkanlık eden kimse
Yiğit adam
Eşsiz, biricik; tek olan
İyilik, bağış, lütuf
İpek-iğne işiyle yapılan ince dantel; el-emeği süs
Sahip, koruyucu; Allah dostu
Gül gibi güzel kimse
Zafer kazanmış, üstün
Pehlivan, yiğit, cesur
Zırh, savaş donanımı
Temiz ve asil soydan gelen kimse
Boyun eğen, kabul eden, rıza gösteren
İçten bağlı, doğru, gerçek dost
Kadın, hatun, hanım
Koruyan, saklayan
Dinin ışığı, nuru
Güç, kuvvet
Yiğit, kahraman, cesur savaşçı
Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı, bronz
Bilgin, çok bilen; ilim sahibi
Süleyman Peygamber zamanındaki Saba melikesinin adı
Amaç, erek, hedef
Bilgelik, derin anlayış, felsefe
Olgun, yetkin kimse
Sabırlı, sabreden
Sonuncu olması istenen çocuklara verilen bir ad
Dürüst, doğru, güvenilir kimse
Yiğit, cesur
Kurtulan, selamete kavuşan
Yüksek, yüce
Put, sevgili imgesi; güzel suret
Süslenmiş, bezenmiş, süslü
Temiz, lekesiz
Güzellik, yüz güzelliği
Yüksek, yüce, ulu
Kıran, ezen, parçalayan
Övülen, beğenilen kadın
Saygı duyulan, saygı ile karşılanan
Şan, şeref, onur
Işıklı, aydınlık
Soyca temiz, köleliği olmayan özgür kimse
Hakkıyla kazanılmış ün
Kısa kama; Sultan Sancar
Ağır, ağırbaşlı, onurlu kimse
Son doğan erkek çocuk
Hoşnutluk, memnuniyet
Küçük asker, askercik
Aynı çağda yaşayan
Kurtulmuş, esenliğe ermiş
Aslan; Hz. Ali'nin lakabı
Amacına ulaşsın, kavuşsun
Haram kılınmış
İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş
Göğüs, kalp; safça gönül
Büyüklük, heybet
Doğru yolda yürüme, Hak yolunda ilerleme
Oruç tutan, oruçlu kadın
Konut, oturulacak yer
Dinin kılıcı, dinin askeri
Beğenme, alkışlama
Onurla ilgili, onursal
Sohbet arkadaşı
İnce, kibar, güzel, uzun ve düzgün boylu
Yücelik, yükseklik; üstün derece
İslâmlıktan önce verilmiş vekil, vezir, bey gibi san
Savaşa hazır hükümdar
Yunan mitolojisinde dünyayı omuzlarında taşıyan titan; haritalar kitabı
İyilik, güzellik
Ateşli, canlı, güçlü hükümdar
Övgü, methiye; övülmeye değer kimse
Yüce, üstün, ulu
Yüksel, yüce bir duruma eriş, ilerle
Ay gibi tek ve uğurlu olan
Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, sevinç, mutluluk
Arabi ayların sekizincisi, ramazandan önce gelen ay
Dinin yücesi, ulusu, büyüğü
Güçlü, sağlam kişilikli kimse
Ulu, büyük, yüce
Hoş, narin, şirin
Yardım, ilahi destek, zafer
Kalıcı, sonsuz, ebedî
Çok az, çok seyrek, az bulunan
Seyrek, az bulunur
Uydurma, uygun düşürme
Övülmüş, övülecek
Üstün gelen, yenen
Bir düşünceye gönülden bağlılık
Anlayış, kavrayışla ilgili olan
İyi ahlak sahibi, iyi huylu, geçimli kimse
Esirgeyen, acıyan, çok merhametli
Tek, bir, yalnız
Büyük dolu tanesi
Baş tacı, çok sevilen, sayılan kimse
Çok yaşa, uzun ömürlü ol
Bir şeyin göründüğü çıktığı yer
Kahramanlık, yiğitlik, kuvvetli ve gözü pek olma
Zaman, vakit; yemek zamanı
Uygun, yaraşır, münasip
Yüz, surat, çehre
Hatıra, anı armağanı
Onurlu, şerefli, saygın kimse
Eşi olmayan, tek
Muradına ermiş, emellerine kavuşmuş
Satürn gezegeni
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş
Güçlü, bozulmaz yemin
Uğurlu, kutsal, mutlu
İyilik ve güzellikle ilgili
Tanrı’nın yardımıyla galip, üstün gelmiş
Ardıllar, halefler
Saflık, temizlik, arılık
Türk hükümdarlarına Çinliler tarafından verilen san
Tunç gibi güçlü kimse
Temiz, saf
Amacına ulaşan, erişen
Çok ıstırap çeken kimse
Saban, toprak işleyen alet
Arkadaş, yoldaş
Soylu ve seçkin kimse
Nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan
Temiz, saf, arı
Sonsuz, ebedî, ölümsüz
Ayrı tutulmuş, üstün tutulmuş
İyi, güzel, düzgün
İbadet amacıyla yeme-içmeden belli süre kendini alıkoyma
İstekli, isteyen, rağbet eden
Mutlul, uğurlu
Seçkin, seçilmiş, güzel
Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler
Uğurlu, kutlu
Yazıcı, yazar, kâtip
İyi, güzel, hoş; temiz, pak
Seçilmiş, seçkin, beğenilmiş
Güçlü, yiğit, cesur
Soy, nesil
Güzel, yakışıklı kimse
Güvenme duygusu
Temiz, beyaz, güzel insan
Taç takınmış kimse
Uğurlu, bereketli
Deveci, devecibaşı
Kale al, ele geçir; fetheden
Güçlü, cesur, korkusuz kimse
Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan
Ünlü Türk halk öyküsünün kahramanı
Tepe, doruk noktası
Anlatan, ifade eden, anlamlı
En koyu renk, siyah
Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri
Birinden önce yerini tutan; öncül
Kılavuz, rehber
Çok övünen, gururlu kimse
Ejderha, büyük yılan
Temiz soylu
Kendisine saygı gösterilen, seçkin, değerli
BFaziletli, erdemli
Eli açık, cömert
Tanıyan, anımsayan, fark eden
Sonuncu, son olan